
öyle ya da böyle,
kimse ölü bir adama aşık olmamalı.

öyle ya da böyle,
kimse ölü bir adama aşık olmamalı.
bir şeyi aradığında bulamıyorsun sonra kendiliğinden karşına çıkıyor, bazen birini bekliyorsun. gelmiyor, gelmiyor, gelmiyor. birdenbire, hem de hiçte uygun olmayan bir zamanda geri dönüyor.
burda önemsemem gereken gelmesi mi oluyor.
neden istediğim zamanda değil.
çünkü bir zaman sonra gelmesinin de bir önemi kalmıyor.
mutluluğu istiyorum,
ne kadar sürüyor.
bazen aptal bir videoya bakarak saatlerce ağlıyorum,
sorun bu değil.
zaten önemli de değil.
öyle istiyorum diye öyle oluyor.
doğru eylemlerin zamanı olmaz diyorsun,
her şeyin doğru bir zamanı var inan.
ama problem bu da değil.
bazen bir saniye sonra yarın başlıyor.
adını ne koymuşlar,
sorun bu değil.
doğru zaman ben istediğimde gelsin istiyorum,
bilmem ne kadar sürüyor.
şimdi biliyorum, orada bir yerlerdesin. olduğum her yerdesin.
yaşlı kızılderili hep haklıymış, bazen tüm koşullar uygunken bile olmuyormuş.
19 yıldır karanlık olan bir odaya ışık olduğun için teşekkürler.
herkesin her şeyi başarabildiği zamanlardaydık, her şey sadece bize imkansızdı.
bazen sussun diyorsun,
yanımda olsun da yeter ki.
sussun.
ya da kavgalarınızı özlüyorsun;
kızsın,
bağırıp çağırsın,
yeter ki burada,
tam burada benimle olsun.
bazıları olmadan yaşayamıyorsun.
yiyemiyor,
içemiyor,
hatta bazen hıçkıra hıçkıra ağlayamıyorsun.
ama biliyorsun
eğer şimdi gitmezsen,
bunun sonu gelmeyecek.
ve eğer şimdi üzmezsen,
bundan sonra hep üzeceksin onu.
uykusuzluğumuz bundan.

yazın kışı özlemesi gibi,
öyle bir şey düşün ki
hiç belli değil
ama aslında umut dolu.